Çarşamba, Mayıs 31, 2006

Haftanin Siiri

Bir kadeh raki, getiriyor aklima bir kadini.
Iki kadeh raki, on kadini.
Ve kaybedince sayilarini,
İstiyorum her kadini, her kadini...

Munir Mueyyet

Cumartesi, Mayıs 20, 2006

dusunce akisim ve yazim...

bundan sonra yazilarimi gozum kapali olarak yazacagim. ilginc bir sekilde yazi ve dusunce akisim birlikte ilerliyor ve el hareketlerimi dusunmeden yazabiliyorum. cok fazla hata da yapmiyorum ayrica. ilginc bir deneyim olacak sanirim bu benim icin.

Perşembe, Mayıs 18, 2006

Cizgilerimdeki Kadin

kagit kalem elimde ciziyorum ne cizdigimi bilmeden
olusan sekle bakiyorum benzetmeye calisiyorum
gozumu kapattigimda parlayan isiklardan olusan o kadina
benzetiyorum ama acaba diyorum...
bi daha oyle isiltili gorunecek mi cizgilerimden sonra,
ruyalarimdaki gibi,
gozumu kapattigim zamanki gibi,
cizmedigim zamanki gibi...

farkettimki onu cizmek degil animsamak, ve hayal etmek guzeldi..
simdi zihnim bombos, rahatlamis ama bunu istememis gibi...

Çarşamba, Mayıs 17, 2006

Masa Ustu Notlari (1)

Masa ustune yazilasi seyler...
  • Yarin bugunden daha guzel olacak. (Umutsuz bir gunun ardindan)
  • En guzel cozumler, doganin bize sundugu cozumlerdir, dogada cozum olusturamayanalar yok olur. (cozemedigim problemin cevabi)
  • Sol ile yazmak eskisinden daha zevkli mi? (kendi kendime eglence)
  • Kulaklarim patliyor, sessizlikten. (Uykusuz, yatakta gecen bir gece)
  • Bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen.(Ne mirildaniyorum yine?)
  • Aklim bazen fazla geliyor bana.. Yok mu kimse?.(Anonim)
  • Yazmak hiç bu kadar zor olmadi. (Rahatlayamadigim bir an)
  • Why does it always rain on me? Even there is sunshine.. (Şansız, ve mutsuz bir gün)
  • .......

Ne kadar cok sey yaziyorum masamin ustune..

Pazartesi, Mayıs 15, 2006

Sacmalik

hayatimin belirli donemleri var, batis donemleri ve cikis donemleri..Olabilecek en kotu duruma dusup daha sonra tekrar ayaga kalkiyorum..Cok garip ayaga kalkmak basarmak inanilmaz guzel bir duygu.. Sanki hic dibe batmamisim gibi basarinin tadini cikariyorum ama gercek oyle degil, dibe batan ben degilim sanki surekli yukari cikiyorum sanki hep basamaklari tirmaniyorum onlardan dusen ben degilmmisim gibi yuzumde gulumsemeler ama bacaklarim agriyarak dususumden kalan curukler yuzunden... belki yarin dustugumde bacagim kirilacak ve bir daha ayaga kalkamayacagim..
Cevremden etkileniyorum ailemden, dostlarimdan, arkadaslarimdan, sarkilardan, havadan, suyun tadindan, sabah kalktigimda ustune yattigim kolumdan ve yatagimdan herseyten etkileniyorum...
surekli 4 duvar var karsimda gozum bir ekrana bakiyor inanilmaz zevk aliyorum bazen bu ekrana bakarken..ve hatta bazen onunla konusuyorum...yeterince uzun sure onunla konusur ve ona bakarsam o da benimle konusmaya basliyor... sorularima cevap veriyor bazen 18 saat calisiyorum 3 saat uyuyorum 18 saat daha calisiyorum garip... insan sevdigi isi yapmali ben henuz tam olarak ne sevdigimi belirleyemedim.. herseyle ugrasiyorum arastiriyorum...sanirim konusmayi cok seviyorum kendi icimden konustugumda inanilmaz seyler soyleyebiliyorum kendime, ben bile inanamiyorum ne kadar muntazam konustuguma kendi icimde, ingilizce konusayim diyorum bazen icimden cok guzel cumleler cikiyor...aynilarini soyledigimdeyse icimdeki gibi cikmiyor ses, anlayamiyorum.. kafam garip calisiyor ayni anda bir suru sey dusunuyorum ve kafam agirlasiyor, yoruluyorum hareket etmeden nasil yorulunur onu da tam cikarabilmis degilim... anneme gore bir yerden bir yere yuk tasimiyosan calismis olmazsin...nasil anlatabilirim ki kime ne anlatabilirim. yanimdaki ayni seyleri okudugum adama anlatamiyorumki derdimi eski toprak anneme nasil anlatayim...

sevdigimi dusunuyorum ama ne tur bir sevgi, arkadasim gibi? sanmiyorum arkadaslik ile sevgili arasinda cok ince bir cizgi olduguna inaniyorum. o kadar inceki bazen yanaktan bir opucuge bakiyor bazen bir bakisa...ilginc... su aralar tek dostum var o da yalnizlik depresyonumu en ust duzeyde yasiyorum ve bunun tadini cikararak surekli uyuyorum ve bos yazilar yaziyorum, su anda senin okudugun ve zamanini bunun icin ayirdigin gibi.. neden bunlari baskalariyla paylasmak istedim onuda bilmiyorum bunu kim okur ki??? hangi psikoloji bunlari yazdirtir ki??

Pazar, Mayıs 14, 2006

Ozel guclerim vardi benim...

Kucukken bir suru ozel guclerim vardi. Bunlardan bir tanesi zamani durdurabilme yetenegimdi, iste bu zamani durdurabilme yetenegimi buyudukce kaybetmeye basladim. Hatta sadece o yetenegimi degil tum ozel yeteneklerimi kaybetmeye basladim. Su anda bu yeteneklerimden hic biri yok. Kucuklugumu ozluyorum. Tahtadan yaptigim (isin) kilicimi onunla canavar Isirgan otlarini kesmeyi ozluyorum. Banyoda sampuanlarla 'iskir' yapip evin sagina soluna birakmayi ozluyorum. Hayali dostlarimi da ozluyorum...ama en cok zamani durdurabilme yetenegimi ozluyorum cunku zamani durdurdugumda hep guvende oluyorum, istedigimi yapabiliyorum. Simdi ise belkide geri getiremedigim tek sey zaman.

Su aralar yalnizligimda boguluyorum. Gucluyum ama agirlasmis bir haldeyim, yatagima yattigimda yatak cokucekmis gibi geliyor, tonlarca kilo oluyorum sonra kendimi bir daha yataktan kaldiramiyorum, uyuyorum. Yapmam gereken bir isin olmasi ile olmamasi arasinda herhangi bir fark yokmus gibi geliyor, yapmiyorum-uyuyorum. Sikintilardayim.

Yine yeniden

Artik kendime sigmiyorum.